Kaygı mı, Endişe mi? Aralarındaki Farkı Anlamak
- Pinar Ekmekci
- 9 Kas 2025
- 1 dakikada okunur

Hepimiz zaman zaman endişeleniriz. İşe geç kalmaktan, sevdiklerimizin başına bir şey gelmesinden, geleceğimizin nasıl şekilleneceğinden…Bu tür düşünceler insan olmanın doğal bir parçasıdır. Ancak bazen bu endişeler, kontrol edemediğimiz bir hal alır ve kaygıya dönüşür. Kaygı, çoğu zaman görünmez bir sis gibi hayatımızın her alanına yayılır. Ne tam olarak nedenini biliriz, ne de nasıl geçeceğini…
Kaygı mı Endişe mi?
Endişe, belirli bir duruma odaklıdır. Örneğin bir sınav, bir toplantı ya da yaklaşan bir değişiklik. Kaygı ise daha belirsizdir; sebebi net değildir ama bedende sürekli bir alarm hali yaratır. Kalp çarpar, nefes hızlanır, uyku kaçar…Kişi sanki “bir şey olacakmış” hissiyle yaşar ama ne olduğunu bilemez.
Kaygının asıl zorlayıcı tarafı, fark edilmediğinde hayat kalitesini yavaş yavaş düşürmesidir. İş performansı, ilişkiler, sosyal yaşam… Hepsi bu sessiz baskıdan etkilenir. Ancak iyi haber şu: Kaygı yönetilebilir bir duygudur. Terapi süreciyle kişi, zihninin otomatik düşüncelerini tanır, kaygı döngüsünü fark eder ve kontrolü yeniden eline alır.
Belki sen de uzun süredir “nedenini bilmediğin bir gerginlik” hissediyorsun. Bu durumda yalnız değilsin. Kaygını anlamak, ondan kurtulmanın ilk adımıdır.
👉 Eğer bu yazıda kendinden bir parça bulduysan, seni güvenli ve destekleyici bir terapi sürecine davet ediyorum. [Benimle iletişime geçmek için tıklayabilirsin.]


Yorumlar